Opal Taşının Faydaları ve Burçlar İle Uyumu

opal taşının faydaları

Opal Taşının Faydaları ve Burçlar İle Uyumu

Opal taşının diğer adları; Gökkuşağı Taşı ve Yetenek Taşıdır. Opal taşı aslında renksizdir. Ancak içine karışan materyaller nedeniyle değişik renklerde veya çok renkli hallerde bulunabilir. Renk ve şekline göre yaklaşık olarak kırkın üzerinde türü vardır. Doğada az miktarda bulunduğu için oldukça pahalıdır. Tarihte bilinen en önemli opal taşı, senatör Nonius’un fazla miktarda para ödeyerek kendisine aldığı taştır.

Renk dağılımı homojen değil karmaşıktır. Yani bantsal veya çizgisel bir seyir izlemez ancak belirgin bir armoni oluşturur. Opal, değişik yönlerden bakılınca değişik renklerde görülebilir. İçerisinde su bulunduğu için ”ıslak kuvars” olarakta isimlendirilir. Aşırı sıcakta suyu uçar ve Opallikten çıkıp Kalsedona dönüşür.

Özdeşleştiği ay: Mart, Nisan, Ekim

Özdeşleştiği çakra: Kök (kuyruk sokumu)

Özdeşleştiği unsur: Ateş

Sembolü olduğu hususlar: Sevgi, Şefkat, Umut, Erkeksi Güç

Opal taşının en bilindik türleri nelerdir?

Ateş Opal; Opal taşının bir çeşididir. Diğer adları; Fire Opal ve Panzehir Taşıdır. Rengi taş alevine benzediği için benzediğinden bu adı alır. Açıktan koyu tonlara doğru kırmızı, turuncu, kırmızımsı turuncu renklerdedir.

Ateş Opal Taşı

Ateş Opal, çevresini saran Riyolit ile birlikte bütünlük oluşturur. Bu durum hem Opalin sıcaktan ve çatlamalardan korunmasını, hem de Riyolitteki elementlerle birlikte daha yararlı halde kalmasını sağlar.

Siyah Opal Taşının Faydaları

Siyah Opal; Zemin rengi genellikle gri ya da siyahtır. Nadir bulunan bir Opal türü olduğu için kıymetli ve mücevher niteliğinde sayılır.

kristal opal tasi

Kristal Opal; Zemin saydam yahut yarı saydamdır. Bundan dolayı içerisinden renkleri geçirir ve büyüleyici bir manzara oluşturur.

Ağaç Opal Taşı

Ağaç Opal; Süt beyaz rengi tonundadır fakat diğerlerine göre daha mat ve donuktur. Takılarda ve süs eşyalarında kullanılabilir.

Jelimsi Opal Taşı

Jelimsi Opal; Saydam ya da yarı saydam aynı zamanda genellikle mavimsi bir görünümde bulunur. Kalsedon ve Aytaşı taşlarıyla karıştırılabilmektedir.

Süt Opal Taşı

Beyaz Opal; Zemin rengi beyaz, krem rengi veyahut açık sarıdır. İçerisinde farklı renklerde barındırabilir ve ne kadar renk varsa değeri de o kadar artar. Macar Opali olarakta bilinmektedir. 

Adi Opal Taşı

Adi Opal; Parlak bir yağ tabakası görünümündedir. Takı veya süs eşyalarında pek fazla tercih edilmez.

Opal taşı doğada hangi renklerde bulunur?

Opal taşı doğada kırmızı, pembe, sarı, turuncu renklerde bulunabilir.

Kırmızı hayat sıvısıdır. Kandır, candır. Reklam afişlerindeki egemen renktir. Kırmızı erkeksiliği, fırtınalı bir hayatı, hayata bağlılığı, özveriyi, ateşli hayatı, rengi koyulaştıkça katı davranışı, saltanatı, otoriteyi simgeler. Yeteri kadar kırmızı sinir sistemini güçlendirir. Çin düşüncesine göre kırmızı kalbi ve ince bağırsağı temsil eder ve kırmızı renkli yiyecekler vücudun zehrini dışarı atar. Kullanıldığı mekanlarda sıcaklık ve ısınma hissi oluşturur. İştah açıcı etkisi vardır. O yüzden dünyadaki gıda firmalarının çoğu logosunda kırmızıyı kullanır. Kırmızı tansiyonu yükseltir. Kan akışını ve solunumu hızlandırır. Kırmızıya tutkun kadınlar şen ve hayat dolu olurlar. Kırmızıyı her renge tercih eden bir erkek ise hiçbir şeyden korkmayan birisidir.

Pembe kişiler arasında sevginin ve sevgi beklentisinin işaretidir. Hakim olduğu mekanda ısınma hissi oluşturur. Ancak bu kırmızı gibi yakıcı etkili değildir. İnsanı düşler alemine sürükler ve duygusal hale getirir. Evde veya ofiste pembe renkli taşlar bulundurmak ortama sevgi, saygı, hoşgörü enerjisi yayar. Küskünlerin barışmasına, zorlukla yürüyen ilişkilerin uyumlu bir beraberliğe dönüşmesine yardım eder. Olumsuzlukları görmezden gelmeyi, sevgiye yoğunlaşmayı sağlar. Pembe, duygusallığın, hayatı ve insanları sevmenin, eşler ve arkadaşlar arasında uyum ve sevginin sembolüdür.

Sarı renkli taşlar genel anlamda akıl ve mantık gücünü geliştirir. Zihni uyarır, karar verme yeteneğini güçlendirir. Neşe ve canlılık verir, moral düzeltir. Sarı taşlar dalağı fonksiyonel hale getirirken dalakta kas sağlığını kontrol altında tutmaktadır. Depresyona, sinirliliğe, yalnızlık ve panik duygusuna, yorgunluğa karşı kullanılabilir. Altın sarısı renkli taşlar ise güneşin enerjisini verir, bedeni güçlendirir, soğuğa karşı korur ve temizler, tedbirli olmaya veya harekete hazır duruma gelmeye yönlendirir. Ancak çocuklar için kışkırtıcı ve yıkıcı davranışlara yönlendirici etkisinin olduğu da varsayılmaktadır.

Turuncu rengi kırmızı ve sarı arasında olan bir renktir. Turuncu rengi seven kadınlar genellikle sıcak, sıcak kalpli ve dost canlısı insanlardır. Bu rengi seven erkekler müsamahakâr ve sabırlı olurlar ama hoşlanmadıkları şeyleri asla unutmazlar. Evinizde veya ofisinizde bulundurulan portakal renkli taşlar yaratıcılığı, yetenekleri, dayanıklılığı, zihinsel dikkat ve berraklığı, enerji gücünü artırır. Özgüven ve özsaygı oluşturur. Turuncu renk iştah açıcı ve yemeğe yönlendiricidir. Ancak yemek yerken acele ettirir. Turuncu taşlar coşku ve samimi ilişkileri teşvik eder.

Opal taşının şifalı etkileri nelerdir?

  • Adrenalin dengesine bağlı olarak cesaret, 
  • Akıl, ruh ve duygular arasında denge,  
  • Özgüven, 
  • Haset ve tamahkarlık gibi kötü huylardan koruma, 
  • Evlenme, boşanma, iş değişikliği, yer değiştirme gibi değişim süreçlerinde rahatlama duygusu ve uyum sağlama yeteneği, 
  • Hafıza gücünü arttırma, 
  • Utangaçlığı azaltma, 
  • Dinsel inançları kuvvetlendirme, 
  • Parasal başarı ve şans, 
  • Kalp sağlığı, 
  • Cinsel sapkınlıklardan uzaklaştırma, 
  • Detoks, 
  • İşitme duyusunu güçlendirme, 
  • Bilinçaltındaki negatif duygu ve düşüncelerin temizliği, 
  • Bedendeki ateş, su, hava, toprak unsurlarının uyumlu olarak çalışması, 
  • İş hayatında canlandırıcı enerji, 
  • Zihni sabit fikirlerden temizleme, 
  • Sevgi ve tutkuları dışa vurmaya yardım, 
  • Yaşama sevinci ve kararlılığı, 
  • Önsezi yeteneği, 
  • Kabuslardan korunma ve hoş rüyalar görme, 
  • Pozitif ve sağlıklı cinsellik, 
  • Gençlik gücü, 
  • Geçmişin acılarının hafifletilmesi

Opal taşının şifalı etkilerinden yararlanılan rahatsızlıklar nelerdir?

  • Eklem iltihaplanması, 
  • Yüksek ateş, 
  • Kan hastalıkları, 
  • Parkinson, 
  • Diyabet (şeker hastalığı), 
  • Pms (adet öncesi sendromu),
  • Böbrek hastalıkları, 
  • Bağırsak hastalıkları, 
  • Böbrek taşları, 
  • Göz hastalıkları, 
  • Cinsel iktidarsızlık, 
  • Kısırlık, 
  • Baş ağrısı, 
  • Psikolojik rahatsızlıklar, 
  • Depresyon, 
  • Cilt hastalıkları, 
  • Bağ doku hastalıkları, 
  • Tırnak kırılmaları, 
  • Saç dökülmesi, 
  • Erken yaşlanma, 
  • Çocuklarda büyüme azlığı, 
  • Damar sertliği, 
  • Stres, 
  • Karabasan- kabus, 
  • Hücresel hastalıklar, 
  • Deri hastalıkları, 
  • Beyin yorgunluğu, 
  • Bağdoku ve doku hastalıkları, 
  • Akciğer doku hasarları, 
  • Dehidrasyon, 
  • Prostat, 
  • Yumurtalık kistleri.

Opal taşının burçlarla ilişkisi nasıldır?

Tüm burç insanları kullanabilir. Ancak Koç, Terazi, Kova, Akrep, Yay ve Balık burcu insanları için daha yararlıdır.

Burç Taşları: Burç taşları burçların simgesi olarak çok eskiden günümüze dek kullanılagelen simge taşlarıdır.

Ritim Taşları: İnsanın vücudundaki biyolojik ritmini dengeleyen taşlardır.

Enerji Taşları: Hızın insanın var olan temposunun üzerine çıktığında azalan enerjisini arttırmak için taşımamız gereken taşlara enerji taşlarıdır.

Horoskop Taşları: Yıldız haritamızda o burca atfedilmiş olan taşlardır.

Burç taşı Opal olan burçlar; İkizler, Yengeç, 

Ritim taşı Opal olan burçlar; Kova

Horoskop taşı Opal olan burçlar; Koç

Enerji taşı Opal olan burçlar; Boğa

Koç burcu: Koç insanlarında aşırı fiziksel hareketlilik ile acelecilik telaş ve sinirlilik özelliklerinin bir arada bulunması ilk olarak yaralanmalara karşı dikkatli olmalarını, ani hareketlerden uzak durmalarını gerektirmektedir. Kavgacı yapısı da bedeninin özellikle baş bölgesinin zarar görmesine sebep olabilir. Bu nedenle koç insanları için en fazla gerekli olan şey sakin bir hayat sürmek, çatışmalardan uzak durmaktır. Çabuk yorulur ancak kısa sürede kendine gelir. Koç burcu başı dolayısı ile beyni temsil ettiğinden koç insanları migren gibi baş ve diş ağrılarına ayrıca sinir ve mide hastalıklarına yatkındır. Bu nedenle beyin hastalıklarına karşı doktor kontrolünde bulunmalıdır. Cinsel isteklerini denetlemeli ve kaçamak ilişkilerden uzak durmalıdırlar aksi halde cinsel hastalıklara yakalanmaları kolaydır. Opal taşı büyük ölçüde sakinleşmelerine ve yatkın oldukları hastalıklardan korunmalarına yardımcı olacaktır.

Terazi burcu: Terazi insanları soğuk algınlığına, migren ve benzeri baş ağrılarına, bel ve omurga ağrılarına, sinir bozukluklarına yatkındır. Böbrekleri ve ciltleri de aşırı hassastır. Soğuktan korunmaları nedeniyle sıklıkla sesleri kısılabilir. Anjin başta olmak üzere boğaz hastalıklarına yakalanabilirler. Boyun tutulması ve bel fıtığı da terazilerde çokça görülen hastalıklardır. Bu nedenle ani hareketlerden ve düzgün, rahat olmayan yataklarda yatmaktan sakınmalıdırlar. Böbrekleri ve cinsel organları da hastalığa yatkındır. Çok narin değildirler ancak en basit rahatsızlık halinde bile mızmızlanırlar ve doğruca yatağa girerler. Hastalıklarının en önemli ilacı dostlarının ziyareti, sevgi ile muamele edilmesi ve moralinin düzeltilmesidir. Ağır yemekler, tartışmalar, özellikle özel hayatının eleştirilmesi ve hareketsiz bir yaşantı hastalıklara davetiye çıkartır. Opal taşı büyük ölçüde bağışıklık sistemlerinin güçlenmesine bedenlerinin daha dirençli hale gelmesine ve yatkın oldukları hastalıklardan korunmalarına yardımcı olacaktır.

Akrep burcu: Akrep insanına gereken biraz kanaat, biraz hoşgörü, biraz merhamet, biraz bağışlama, normal bir hayat, uyku ve dinlenme gibi temel ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Bu dünyanın verebileceği her şeyi almak ister. Bunun için de fiziksel ve manevi kaynaklarını acımasızca harcarlar. Olmayacak hedefler yüzünden sürekli huzursuz olması, insanların en basit olumsuzluğunu abartarak gerginleşmesi sinirlerinin yıpranmasına sebep olur. Bunun sonucu olarak baş ve karın ağrıları ile başı derttedir. Onları huzursuz eden bir diğer husus gizli ilimlere duydukları meraktır.  Bu yüzden büyülerle iç içe yaşarlar. Cinsel açlıkları da çoklukla bu organlarının hastalanmasına sebep olur. Vücudun ateş sisteminde de problem yaşayabilirler ancak yenilenme yeteneği sayesinde çabuk iyileşirler. Opal taşı büyük ölçüde normal bir hayat sürmelerine, tutkularının ve buna bağlı gerilimlerinin azalmasına ve yatkın oldukları hastalıklardan korunmalarına yardımcı olacaktır.

Yay burcu: Yay burçlarının sağlıklı bir beden yapıları ve güçlü bir bünyeleri vardır. Yaylar için temiz hava ve doğa ile baş başa kalmak çok önemlidir. Yaratılış karakteri olarak da gezmeye meyillidirler. Yay burcu kasları ve vücudun eyleme yönelik organlarının temsil ettiğinden aynı zamanda mafsal iltihabına, siyatik, romatizmaya, hazımsızlığa veya yağ birikimine meyal olduğundan bedensel ve zihinsel olarak hareketli olmalıdır. Ağır yiyeceklerden ve içeceklerden de kaçınmalıdır. Opal taşı büyük ölçüde fiziksel güçlerinin devamlılığına, sinir ve kas sisteminin sağlıklı kalmasına ve yatkın oldukları hastalıklardan korunmalarına yardımcı olacaktır.

Balık burcu: Balık burcunun kol ve bacakları hastalığa en yatkın organlarıdır. Ciğerleri ve gözleri de hassastır. Güneş gözlüğü kullanmaları yararlıdır. Pek güçlü değildirler. Enerjilerinin çoğunu da hayal kurmak için harcarlar. Ruhsal durumu iyiyse kolay hastalanmaz. Kötü ruh halinde ise tüm direnci yok olur, depresyona girer. Konuşmak balıkların ruhsal durumunu düzeltmek için en kolay yoldur. Bu durumda onunla ilgilenen kişinin iyimser biri olması gerekir. Geceleri iyi uyumalı, temiz hava almalı, dikkatli beslenmelidir. Ayrıca hassas ayaklarını soğuktan korumaları tavsiye edilir. Opal taşı büyük ölçüde daha gerçekçi düşünmelerine ve davranmalarına, bağışıklık sistemlerinin ve fiziksel bedenlerinin güçlenmesine, daha iyimser olmalarına ve yatkın oldukları hastalıklardan korunmalarına yardımcı olacaktır.

Opal taşı vücudumuzdaki hangi çakralar üzerinde etkilidir?

Vücudumuzda çakralar olarak bilinen yedi temel enerji merkezi bulunur. Bu çakralar kuyruk sokumu kemiğinden başlamak üzere kök (temel), dalak, güneş sinir ağı (solar, pleksus), kalp, gırtlak (boyun, boğaz), alın (üçüncü göz, kaş), tepe (taç, bin katlı) adlarıyla anılmaktadır. Çakralar sistemi öğretisinde temel amaç, bedendeki enerji merkezlerini harekete geçirerek, sağlıklı çalışmasını sağlayarak hem bedensel hem ruhsal bütünlüğü sağlamak, evrensel ya da ilahi enerjiyle bağlantı kurarak üstün insan durumuna yükselmektir.

Her çakranın bir salgı beziyle, bir renkle, bir elementle, bazı doğal taşlarla bağlantılı olduğu varsayılmaktadır.

Opal taşı vücudumuzda bulunan kök (kuyruk sokumu çakrası) çakrası ile uyumludur.

Kök çakrası organları; rahim, yumurtalık, testis, idrar kanalı (üretra), mesane, prostat bezi, anüs, bağırsakta rektum, alt pelvis kaslarıdır.

Kök çakra öncelikle fiziksel olarak hayata gelme ve hayatı devam ettirmekle ilgilidir. Kişide bebeksi safiyeti ve çocuksu tutumu temsil eder. Bu nedenle biraz mal ve makam tutkusunu besler. Cinsellik, cinsel arzular ve üreme faaliyetini düzenler. Bireysel ve içgüdüsel davranışı ön plana alır. Bedende kan yapımından, hücre oluşumundan, bölünmesinden ve sağlıklı kalmasından sorumludur.

Kök çakrayı kapatan eylemlerle oluşan olumsuzluk, kabızlığa, ishale, prostat problemlerine, idrar tutamamaya, cinsel organ veya sistem hastalıklarına, kısırlığa, özgüven ve cesaret eksikliğine, aşırı kıllanmaya, regl düzensizliklerine, koku alma problemlerine sebep olabilir. Ayrıca hayata bağlanma adına bencillik, benmerkezcilik, haset ve kıskançlık duyma, açgözlü oluş, kan ve hücre eksikliği nedeniyle halsizlik ve güçsüzlük, uykusuzluk, yorgunluk hissi, akıl zayıflığı ve dikkat dağınıklığı oluşabilir. 

Kırmızı opal taşları kök çakrası kapsamında değerlendirilen adrenalin sistemini dengelerken, aynı zamanda cinsel gücü artırmakta, gebe kalmayı kolaylaştırmakta, yeterli derecede östrojen hormonu salgılanmasını sağlayarak kemikleri güçlendirmektedir.

Kök çakra bölgesini iyileştirme çabaları yaparken, örneğin kırmızı opal taşlar kullanırken çakranın bulunduğu bölgede yanma hissi, kuyruk sokumundan başlamak üzere omurga boyunca ağrılar, kıpırtılar, karıncalanma hissi duyulabilir. Bunlar iyileşme belirtileridir, uygulama terk edilmemelidir.

Ayrıca kök çakra sisteminin olumlu çalışması için dengeli beslenmek, tuzlu suda ayakları bekletmek, kırmızı renkli meyve ve sebzelerden yemek, bedensel ve ruhsal yönden kendini tanımaya çalışmakta önemlidir.

Opal taşının vücudumuzda kullanılacağı yer neresidir?

Taş bir yüzükteyse, azami yararı, sağ elin yüzük parmağına takmakla sağlanabilir. Tiroid bezinin sağlıklı çalışması veya iyileşmesi için temel taşların gerdanlık şeklinde kullanılması uygundur.

Mide, bağırsak, pelvis bölgesi rahatsızlıklarında taşların göbek civarında kullanılması, hastalıklı veya ağrılı bölgeye sürülmesi de diğer yararlı kullanım şekilleridir.

Taşın sol elin içinde ovalanması, teşbih şeklinde kullanılması, hastalıklı veya ağrılı bölgeye sürülmesi de diğer yararlı kullanım şekilleridir.

Ancak taşın elbisemizin cebinde taşınması, odamızın bir köşesinde bulunması bile belirli bir oranda yarar sağlayacaktır. Zira elektromanyetik dalga suretiyle enerjisi çevreye yayılmakta veya çevredeki zararlı enerjiyi absorbe etmektedir.

Opal taşının korunması ve dinlendirilmesi nasıl olmalıdır?

Taşlar vücudumuzun enerji iletişiminde aynı zamanda süzgeç görevi gördüğünden süzgeçlerdeki tortuların temizlenmesine benzer şekilde temizlenmesi gerekir. Aksi halde olumsuz enerji tortuların süzgeci kapatması nedeniyle bu görevlerini yapamaz hale gelebilirler. 

Kanser, epilepsi, migren gibi bazı hastalıkların tedavisi ayrık tutulursa öncelikle taşları sürekli takmamak arada bir dinlendirmek hiç olmazsa gece yatarken çıkarıp temiz bir yere bırakmak gerekir. Zira sürekli yiyip içip veya hiç durmadan ilaç kullanmak gibi bir etki gösterebilirler. Yahut yorgun düşebilirler. Zira biz onları cansız durağan nitelikte de olsa ruh sahibidirler. En azından sürekli kinetik enerji halinde olmaktan kurtulmaları gerekir.

Yine taş nedeniyle vücudumuzda meydana gelen düzenleme, dengeleme ve iyileştirme etkilerinin vücudumuz ve bağışıklık sistemine katılması için de taşın arada bir çıkarılmasında yarar vardır. Aksi halde vücudumuz taşa karşı bağışıklık sistemi oluşturup taşın yararını ortadan kaldırabilir. 

Opal taşı gibi sıvıları emici yapısı olan gözenekli taşların kimyasal sıvılardan; yağ, sirke, asit, deterjan gibi uzak tutulması ve korunması gerekir. Opal gibi bazı taşların yaz güneşinden ve aşırı sıcaklık soğukluk değişimlerinden korunması gerekir. Zira çatlayabilirler, renkleri bozulabilir, içlerine çökebilirler.

Opal taşının temizliği nasıl yapılmalıdır?

İnsan nasıl temizlenirse taşlar da öyle temizlenir. Yeryüzünde iki ana temizleyici madde bulunmaktadır. Su ve toprak. Normal dışı durumları dikkate almazsak ikisi de temizdir ve temizleyicidir. İnsan nasıl kirlendiğinde yıkanırsa taşlar da kirlendiğinde yıkanarak arındırılır. Zira kullandığımızda hem vücut salgıları nedeniyle maddi anlamda hem süreklilik arz eden ışınlar nedeniyle enerji bakımından hem de elektrik yüklenmesi yönünden kirlenir. 

Su maddi kirleri temizlediği gibi enerji kirliliğini de ortadan kaldırır. Nasıl ki bedenimiz elektrikle yüklendiğinde toprağa dokunarak veya çıplak ayakla toprağa basarak bedenimizde biriken ve bizde asabiyet oluşturan fazla elektrikten kurtuluyorsak taşlar da toprakla temas ettiğinde biriktirdiği elektrikten kurtulur. 

Taşların toprağa gömülmesinin veya toprakla belirli süre temas ettirilmesinin diğer önemli sebebi de taşların bünyesinde bulunan minerallerin toprakta bulunmasıdır. Taşlar toprak ile temasları sırasında enerji akışı sırasında eksikliklerini giderecektir. Toprağın kuru olmasında yarar vardır. Doğal olarak taşların hava ve ateş unsuruyla da teması gereklidir. Zira yeryüzündeki tüm maddeler dört unsurdan oluşur ve hayatiyetini devam ettirebilmek için bu dört unsura ihtiyacı vardır. 

Bu nedenle haftada bir kez bir bardak suya konulan taşların güneş ışınlarının ulaşabildiği bir konumda 2-3 saat kadar bekletilmesi yararlı olacaktır. Güneşin doğrudan temas etmesi gerekmez aydınlığını ulaşması yeterlidir. Taşlar doğal sıcaklığındaki su ile veya ılık su ile yıkanmalıdır. Aynen insanlar gibi sıcak suyla yıkanmamalı veya sıcak suda bekletilmemelidir. Opal gibi taşların yapısı bozulabilir. Burada önemli bir husus da taşlarla birleşik durumdaki gümüş veya altının kuyumculukta kullanılan ilaçla temizlenmesi olayıdır. Bu ilaçlar kimyasaldır ve taşın yapısına zarar verir.

Taşların birbirlerini temizlemeleri de mümkündür. Zira taşların birbirlerine dokunması aralarında aynı elementler bakımından alışverişe sebep olur. Örneğin Ametist, Sitrin, Kuvars gibi kristal cevherlerin üzerine bırakılan taşlar eksilen minerallerini tamamlayabilirler. Yine örneğin Kiyanit taşı kendi kendisini ve çevresindeki taşları temizleyen bir taştır. Ancak yine de taşların hepsi yıkanarak temizlenmelidir. 

Opal taşı içerisinde bulunan elementler ve bu elementlerin şifalı olduğu durumlar nelerdir?

Alüminyum; Opal taşında eser miktarda alüminyum elementi bulunur. Alüminyum elementinin şifalı olduğu durumlar şunlardır:

  • İnsomniya (uyuyamama),
  • Anksiyete (korku, kaygı, vehim),
  • Trombositopeni (kanın pıhtılaşmaması),
  • Dış kulak iltihabı,
  • Kas ve doku hastalıkları.

Demir; Opal taşında eser miktarda demir elementi bulunur. Demir elementinin şifalı olduğu durumlar şunlardır:

  • Toksin temizliği, 
  • Yorgunluğun giderilmesi, dinç beden sağlama, 
  • Düşünsel yoğunlaşmayı artırma, 
  • Sağlıklı algılama yeteneği, 
  • Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, 
  • DNA sentezine yardım, 
  • Üremenin sağlanması, 
  • Büyüyüp gelişmenin sağlanması, 
  • Yaraların çabuk iyileşmesi, 
  • Alkolizm tedavisi, 
  • Fosfor ile birlikte uyku esnasında yatak ıslatmayı önlemede yardım, 
  • Kemik iliğinin işlevselliği, 
  • Karaciğer ve dalak sağlığı, 
  • Alyuvar oluşumu, 
  • Dokulara oksijen temini, 
  • Vücutta toplanmış toksik artıkların okside edilerek yakılması, 
  • Regl bozukluklarında oluşabilen aşırı alyuvar kayıplarını gidermede yardım, 
  • Kalın bağırsak iltihabından etkilenmiş hastalarda aşırı alyuvar kayıplarını onarmada yardım, 
  • Kısa dönem hafızasını geliştirme, 
  • Alzheimer tedavisi, 
  • Zihinsel dikkat, hafıza gücü, 
  • İştah dengesi, 
  • Vücudun kobalt emiliminin artırılması, 
  • Uygun bakır fonksiyonları oluşturma, 
  • Miyopati tedavisi, 
  • Beyaz kas hastalığı tedavisi.

Kalsiyum; Opal taşında eser miktarda kalsiyum elementi bulunur. Kalsiyum elementinin şifalı olduğu durumlar şunlardır:

  • Protein oluşumu,
  • Doku oluşumu ve sağlıklı kalması, 
  • Kemik yapısının, tırnakların ve dişlerin oluşumu ve sağlıklı kalması, 
  • Kasların kasılıp gevşemesi, 
  • Kanın pıhtılaşması, 
  • Kalbin ve kan dolaşım sisteminin işlevselliği, 
  • Sinir sisteminin düzenli çalışması, 
  • Fiziksel beden hareketleri, 
  • Yaşlanmaya bağlı kemik kaybını önleme, 
  • Gebeliğin sağlıklı sürmesi, 
  • Doğumdan sonra süt yapımı, 
  • Böbrek üstü bezlerinin işlevselliği, 
  • Diş eti iltihabının önlenmesi, 
  • Elektrolit dengesi, 
  • Böbrek taşının önlenmesi, 
  • Kataraktın önlenmesi, 
  • Kanser hücrelerinin yok edilmesi, 
  • Hücre zarlarının geçirgenliği, 
  • Kalbin ritmik çalışması, 
  • Kanda pH dengesi, 
  • Kanser hücrelerinin oluşumunun engellenmesi, 
  • Toplam kolesterolün düşürülmesi, 
  • Demir depolama hastalığı tedavisi, 
  • Kilo verebilme, 
  • Hafızanın korunması, 
  • Demansın önlenmesi, 
  • Parkinsonun önlenmesi.

Opal taşı ile ilgili uyarılar

Hassas titreşimli, kolay kırılır, narin bir taştır. Sıcaktan ve yaz güneşi ışığından korunmalıdır. Taşın gücünü bencil ve çirkin amaçlara ulaşmak için kullananlara kötü şans getirdiği söylenmektedir.

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Bu ürünü sepete eklediniz: