Obsidyen Taşı Özellikleri / İyileştirici Etkileri / Burçlar

obsidyen taşının faydaları

Obsidyen Taşı Özellikleri / İyileştirici Etkileri / Burçlar

Obsidyen taşının diğer adları; Volkanik Silika Camı, Apaçinin Gözyaşları, Kara Kadife, Mahogany, Akaju Obsidian, Snowflake Obsidiandır. Volkanik lavların su ile karşılaşıp aşırı hızlı bir şekilde donması ile oluşan doğal bir camdır. Keskin, kolay işlenebilir ve kırılgan yapıdadır. Herkes tarafından bilinen rengi siyahtır, kahverengi, altın sarısı, gri, kırmızı, mavi ve yeşili de bulunur. Bazıları ise bunların karışımı renklerde birbiri içine girmiş gökkuşağı benzeri halkalardan oluşur. Antik çağlardan itibaren Obsidyen taşı cilalanarak yapılan aynalarda doğaüstü ruhsal güç olduğuna inanılmıştır.

Günümüzde tıpta neşter aletinin ucunda kullanılmaktadır.

Özdeşleştiği çakra: Kök (kuyruk sokumu)

Özdeşleştiği unsur: Ateş

Obsidyen taşı doğada hangi renklerde bulunur?

Obsidyen taşı doğada genelde siyah renkte bulunur. Kahverengi, altın sarısı, gri, kırmızı, mavi ve yeşil renkleri de vardır.

Siyah beyazın karşıtıdır, güneşten gelen ısı ve ışığı emen yani kendisinde hapseden çevreye yansıtmayan özelliğe sahiptir. Siyah, dişi cinsin temsilcisidir ve renklerin en soğuğudur. Siyah rengin hakim olduğu ortamlar kişiyi karamsarlaştırır, moral bozucu etki yapar. Göze çarpmak istemediğinizde biraz gizlenmeyi arzu ettiğinizde siyah giyinmek yararlıdır. Dinlendirici bir boşluğa düşmek istiyorsanız da siyah giyinin. Siyah giyinmek aynı zamanda kök çakrayı harekete geçirecek ve fiziksel güç kazandıracaktır. Siyah rengi seven erkekler sert tabiatlı ve sert düşünceli olurlar. Başkalarının hayatlarına karışmayı çok severler. Durmadan nefret ederler. Biraz başa geçtiler mi etrafındaki herkesin hayatlarını idare etmek isterler.

Obsidyen taşının şifalı etkileri nelerdir?

  • Fiziksel, ruhsal, zihinsel ve duygusal genel sağlık, 
  • Espri yeteneği, 
  • Fiziksel güç, 
  • Bedensel ve ruhsal olumsuzlukların ortadan kaldırılması, 
  • Aşırı duyarlılığın ve heyecan duygusunun engellenmesi, 
  • Erkeksi enerji, 
  • Akıl ve mantık gücü, 
  • Problemleri çözme yeteneği, 
  • Geleceği okumaya yarayan rüyalar, 
  • Çevreye güçlü bir enerji yayarak çevredeki kötü niyetli insan ve hayvanların takan kişiden çekilmesine sebep olma, 
  • Yaşam içgüdüsünü güçlendirme, 
  • İntihar eğilimini ortadan kaldırma, 
  • Yenilenmeye ve dönüşüme yardım, 
  • Çevreden gelen negatif enerjiler ve pisişik saldırılara karşı korunma kalkanı oluşturma, 
  • Bağışıklık sistemini ve dolayısıyla bedeni güçlendirme, 
  • Yaşantıdaki önemli değişimler sırasında denge, 
  • Pratik düşünme ve düşünceleri hayata geçirme yeteneği, 
  • Temas halinde elleri ve ayakları ısıtmak, 
  • Karaciğeri toksinlerden temizleme, 
  • Vitaminlerin emilimine ve özümsenmesine yardım, 
  • Objektif düşünme gücü, 
  • Entelektüel kişisel gelişim, 
  • Doku ve bağ doku hasarlarının giderilmesi, 
  • Kemiklerin güçlendirilmesi, 
  • Akciğer doku hasarlarının onarımı, 
  • Bedenin su dengesi.

Obsidyen taşının şifalı etkilerinden yararlanılan rahatsızlıklar nelerdir?

  • Anksiyete, 
  • Depresyon, 
  • Stres, 
  • Grip, virüs ve bakterilerin neden olduğu iltihaplı hastalıklar, 
  • Romatizmal ağrılar, 
  • Eklem problemleri, 
  • Kas kasılmaları, 
  • Rahim hastalıkları, 
  • Diş eti hastalığı, 
  • Kan damarlarına ilişkin hastalıklar, 
  • Kemik erimesi, 
  • Mide-bağırsak hastalıkları, 
  • Kronik yorgunluk, 
  • Tembellik, 
  • Asabiyet, 
  • Çocukluk döneminden kalma psikolojik travmalar, 
  • Varis, 
  • Deri hastalıkları, 
  • Yumurtalık kistleri, 
  • Çocuklarda büyüme eksikliği.

Obsidyen taşının burçlarla ilişkisi nasıldır?

Tüm burç insanları kullanabilir. Ancak İkizler, Yay, Kova, Akrep, Başak ve Oğlak burcu insanları için daha yararlıdır.

Horoskop Taşları: Yıldız haritamızda o burca atfedilmiş olan taşlardır.

Horoskop taşı Obsidyen olan burçlar; Yay, Oğlak

Yay burcu: Yay burçlarının sağlıklı bir beden yapıları ve güçlü bir bünyeleri vardır. Yaylar için temiz hava ve doğa ile baş başa kalmak çok önemlidir. Yaratılış karakteri olarak da gezmeye meyillidirler. Yay burcu kasları ve vücudun eyleme yönelik organlarının temsil ettiğinden aynı zamanda mafsal iltihabına, siyatik, romatizmaya, hazımsızlığa veya yağ birikimine meyal olduğundan bedensel ve zihinsel olarak hareketli olmalıdır. Ağır yiyeceklerden ve içeceklerden de kaçınmalıdır. Obsidyen taşı büyük ölçüde fiziksel güçlerinin devamlılığına, sinir ve kas sisteminin sağlıklı kalmasına ve yatkın oldukları hastalıklardan korunmalarına yardımcı olacaktır.

Oğlak burcu: Oğlakların en önemli problemi elinde bulunan ile yetinmemektir. Bitip tükenmek bilmeyen emelleri kendi arzuladıkları yerde başkasının bulunmasına duydukları haset nedeniyle sürekli endişeli, sürekli kızgındırlar. Bu da psikolojik yönden kendilerini yıpratır. Ruh sağlıkları bakımından azla yetinmeleri önerilir. İki önemli problemleri dişleri ve dizleri iledir. Özellikle dişleri ile ilgilenmeleri gerekir aksi halde diş ağrıları bitmez. Ayrıca romatizmadan da korunmaları ağır yemeklerden kaçınmaları gerekir. Çünkü hazım zorluğu çeker ve kolay kilo alırlar. Aldıkları kiloları iade etmeleri ise çok zordur. Obsidyen taşı büyük ölçüde karakter yapılarının olumluya dönüşmesine, böylelikle ruhsal sağlıklarını muhafazasına ve yatkın oldukları hastalıklardan korunmalarına yardımcı olacaktır.

Kova burcu: Ayak ve bilek kemikleri hassastır. Varis tehlikesi taşırlar. İleri yaşlarda damar sertliğine yakalanabilirler. Bu nedenle yiyeceklerine dikkat etmeleri açık ve temiz havanın egemen olduğu doğada gezinti yapmaları tavsiye edilir. Uranüs sinir sistemini temsil ettiğinden gerilimli bir yapıları vardır. Zaman zaman meydana gelen gerilim boşalması hallerinde insanları kırmamaya dikkat ederlerse iyi olur. Zira sınırlı sayıdaki dostlarını da kaybedebilirler. İnsanlarla yakın ilişki kurmaları ruhsal sağlıklarına yardımcı olacaktır. Ancak kovalar zaten sağlığına çok dikkat eder. Obsidyen taşı büyük ölçüde sakin davranmalarına, sinir ve kan dolaşım sistemlerinin sağlıklı kalmasına ve yatkın oldukları hastalıklardan korunmalarına yardımcı olacaktır.

Akrep burcu: Akrep insanına gereken biraz kanaat, biraz hoşgörü, biraz merhamet, biraz bağışlama, normal bir hayat, uyku ve dinlenme gibi temel ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Bu dünyanın verebileceği her şeyi almak ister. Bunun için de fiziksel ve manevi kaynaklarını acımasızca harcarlar. Olmayacak hedefler yüzünden sürekli huzursuz olması, insanların en basit olumsuzluğunu abartarak gerginleşmesi sinirlerinin yıpranmasına sebep olur. Bunun sonucu olarak baş ve karın ağrıları ile başı derttedir. Onları huzursuz eden bir diğer husus gizli ilimlere duydukları meraktır.  Bu yüzden büyülerle iç içe yaşarlar. Cinsel açlıkları da çoklukla bu organlarının hastalanmasına sebep olur. Vücudun ateş sisteminde de problem yaşayabilirler ancak yenilenme yeteneği sayesinde çabuk iyileşirler. Obsidyen taşı büyük ölçüde normal bir hayat sürmelerine, tutkularının ve buna bağlı gerilimlerinin azalmasına ve yatkın oldukları hastalıklardan korunmalarına yardımcı olacaktır.

İkizler burcu: Temsil ettiği organlar nedeniyle ikizler insanının özellikle soğuktan ve baskıcı ortamlardan, memuriyetten, fikri temele dayanmayan tartışmalardan, stresten ve kirli havadan uzak durmaları, geceleri mutlaka uyumaları, hafif spor yapmaları ve düzenli beslenmeli gerekmektedir. Çok çabuk sinirlenir ve kendilerini yıpratırlar. Mantıklı düşünmeye ve davranmaya çalıştıkça duygularını da yitirebilirler. Obsidyen taşı büyük ölçüde sakinleşmelerine yatkın oldukları hastalıklardan korunmalarına, uyku düzeni sağlamalarına, beyin loblarının dengeli çalışmasına yardımcı olacaktır.

Obsidyen taşı vücudumuzdaki hangi çakralar üzerinde etkilidir?

Vücudumuzda çakralar olarak bilinen yedi temel enerji merkezi bulunur. Bu çakralar kuyruk sokumu kemiğinden başlamak üzere kök (temel), dalak, güneş sinir ağı (solar, pleksus), kalp, gırtlak (boyun, boğaz), alın (üçüncü göz, kaş), tepe (taç, bin katlı) adlarıyla anılmaktadır. Çakralar sistemi öğretisinde temel amaç, bedendeki enerji merkezlerini harekete geçirerek, sağlıklı çalışmasını sağlayarak hem bedensel hem ruhsal bütünlüğü sağlamak, evrensel ya da ilahi enerjiyle bağlantı kurarak üstün insan durumuna yükselmektir.

Her çakranın bir salgı beziyle, bir renkle, bir elementle, bazı doğal taşlarla bağlantılı olduğu varsayılmaktadır.

Obsidyen taşı vücudumuzda bulunan kök (kuyruk sokumu çakrası) çakrası ile uyumludur.

Kök çakrası organları; rahim, yumurtalık, testis, idrar kanalı (üretra), mesane, prostat bezi, anüs, bağırsakta rektum, alt pelvis kaslarıdır.

Kök çakra öncelikle fiziksel olarak hayata gelme ve hayatı devam ettirmekle ilgilidir. Kişide bebeksi safiyeti ve çocuksu tutumu temsil eder. Bu nedenle biraz mal ve makam tutkusunu besler. Cinsellik, cinsel arzular ve üreme faaliyetini düzenler. Bireysel ve içgüdüsel davranışı ön plana alır. Bedende kan yapımından, hücre oluşumundan, bölünmesinden ve sağlıklı kalmasından sorumludur.

Kök çakra bölgesini iyileştirme çabaları yaparken, örneğin Obsidyen taşı kullanırken çakranın bulunduğu bölgede yanma hissi, kuyruk sokumundan başlamak üzere omurga boyunca ağrılar, kıpırtılar, karıncalanma hissi duyulabilir. Bunlar iyileşme belirtileridir, uygulama terk edilmemelidir.

Ayrıca kök çakra sisteminin olumlu çalışması için dengeli beslenmek, tuzlu suda ayakları bekletmek, kırmızı renkli meyve ve sebzelerden yemek, bedensel ve ruhsal yönden kendini tanımaya çalışmakta önemlidir.

Obsidyen taşının vücudumuzda kullanılacağı yer neresidir?

Taş bir yüzükteyse, azami yararı, sağ elin yüzük parmağına takmakla sağlanabilir. Tiroid bezinin sağlıklı çalışması veya iyileşmesi için temel taşların gerdanlık şeklinde kullanılması uygundur.

Taşın sol elin içinde ovalanması, teşbih şeklinde kullanılması, hastalıklı veya ağrılı bölgeye sürülmesi de diğer yararlı kullanım şekilleridir.

Ancak taşın elbisemizin cebinde taşınması, odamızın bir köşesinde bulunması bile belirli bir oranda yarar sağlayacaktır. Zira elektromanyetik dalga suretiyle enerjisi çevreye yayılmakta veya çevredeki zararlı enerjiyi absorbe etmektedir.

Obsidyen taşının korunması ve dinlendirilmesi nasıl olmalıdır?

Taşlar vücudumuzun enerji iletişiminde aynı zamanda süzgeç görevi gördüğünden süzgeçlerdeki tortuların temizlenmesine benzer şekilde temizlenmesi gerekir. Aksi halde olumsuz enerji tortuların süzgeci kapatması nedeniyle bu görevlerini yapamaz hale gelebilirler. 

Yine taş nedeniyle vücudumuzda meydana gelen düzenleme, dengeleme ve iyileştirme etkilerinin vücudumuz ve bağışıklık sistemine katılması için de taşın arada bir çıkarılmasında yarar vardır. Aksi halde vücudumuz taşa karşı bağışıklık sistemi oluşturup taşın yararını ortadan kaldırabilir. 

Obsidyen taşının temizliği nasıl yapılmalıdır?

Su maddi kirleri temizlediği gibi enerji kirliliğini de ortadan kaldırır. Nasıl ki bedenimiz elektrikle yüklendiğinde toprağa dokunarak veya çıplak ayakla toprağa basarak bedenimizde biriken ve bizde asabiyet oluşturan fazla elektrikten kurtuluyorsak taşlar da toprakla temas ettiğinde biriktirdiği elektrikten kurtulur. Taşların toprağa gömülmesinin veya toprakla belirli süre temas ettirilmesinin diğer önemli sebebi de taşların bünyesinde bulunan minerallerin toprakta bulunmasıdır. Taşlar toprak ile temasları sırasında enerji akışı sırasında eksikliklerini giderecektir. Toprağın kuru olmasında yarar vardır. Doğal olarak taşların hava ve ateş unsuruyla da teması gereklidir. Zira yeryüzündeki tüm maddeler dört unsurdan oluşur ve hayatiyetini devam ettirebilmek için bu dört unsura ihtiyacı vardır. 

Bu nedenle haftada bir kez bir bardak suya konulan taşların güneş ışınlarının ulaşabildiği bir konumda 2-3 saat kadar bekletilmesi yararlı olacaktır. Güneşin doğrudan temas etmesi gerekmez aydınlığını ulaşması yeterlidir. Taşlar doğal sıcaklığındaki su ile veya ılık su ile yıkanmalıdır. Aynen insanlar gibi sıcak suyla yıkanmamalı veya sıcak suda bekletilmemelidir. Taşların yapısı bozulabilir. Burada önemli bir husus da taşlarla birleşik durumdaki gümüş veya altının kuyumculukta kullanılan ilaçla temizlenmesi olayıdır. Bu ilaçlar kimyasaldır ve taşın yapısına zarar verir.

Taşların birbirlerini temizlemeleri de mümkündür. Zira taşların birbirlerine dokunması aralarında aynı elementler bakımından alışverişe sebep olur. Örneğin Ametist, Sitrin, Kuvars gibi kristal cevherlerin üzerine bırakılan taşlar eksilen minerallerini tamamlayabilirler. Yine örneğin Kiyanit taşı kendi kendisini ve çevresindeki taşları temizleyen bir taştır. Ancak yine de taşların hepsi yıkanarak temizlenmelidir.

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Bu ürünü sepete eklediniz: