Ay Taşı Özellikleri / İyileştirici Etkileri

Ay Taşı Özellikleri / İyileştirici Etkileri

Ay Taşı Özellikleri / İyileştirici Etkileri

Ay taşının diğer adları; Moonstone, Mondstein ve Toprak Ana Taşıdır. Yavruağzı, beyaz ve mavinin karışımı renkte (ay renginde) bir kuvars türüdür. Opale benzer ama rengi daha açıktır ve yansıyan mavilik belli belirsiz bir ışık kaynağından hareket ettirildiğinde mavi ışıltılar oluşur. Ayla ilişkisi olduğuna aydan yansıyan ışığın ay taşının ışığı olduğuna inanılmaktadır. Özellikle Romalılar tarafından etkin bir biçimde kullanılmıştır.

Özdeşleştiği ay: Haziran, Şubat, Eylül

Özdeşleştiği çakra: Tepe (taç), Alın (üçüncü göz), Dalak

Özdeşleştiği unsur: Su

Sembolü olduğu hususlar: Aşk, Umut, Rüya, Düş

Ay taşı doğada hangi renklerde bulunur?

Ay taşı doğada yavruağzı, kahverengi, yeşil, sarı, pembe ve gri renklerde bulunmaktadır.

Kahverengi kırmızı ve yeşil, turuncu ve mavi veya sarı ve mor pigmentlerin karıştırılması ile elde edilen renktir. Kahverengi toprak rengidir. Bu yüzden kıyafetlerde pek tercih edilmez. Çünkü kahverengi giyen insanlar kalabalıkta dikkat çekmez. Kahverengi yaşanılan hayatla ilgilidir. Kahverengi tarafsız davranmak, taraf tutmamak, özgür düşünmek, fark edilmeden arka planda kalmak isteyenlerin rengidir. Yeryüzündeki kalıplaşmış davranış ve düşünceleri yıkma isteğinin dışavurumudur. 

Yeşil doğanın, verimliliğin, hayatın rengidir. Çimen yeşili, dinlendirici, sükûnet verici bir renktir. Yeşil renk bünyesinde büyüme ve gelişmeyi sağlayan güçlü bir doğal enerji barındırır. Yeşil denge rengidir. Varlıkları ve vücudumuzu oluşturan sistemleri dengeler. Dengede tutar. Yeşilin göğüs hastalıklarını iyileştirdiğine inanılır. Yeşil, gözleri dinlendirmek için de kullanılır. Yeşil alanda insanların daha az mide rahatsızlığı çektiği saptanmıştır. Yatak odası için de rahatlatıcıdır. Yeşil elbise tutkuları beslemek, ancak aşırı hırsları da gidermek için giyilir.

Pembe kişiler arasında sevginin ve sevgi beklentisinin işaretidir. Hakim olduğu mekanda ısınma hissi oluşturur. İnsanı düşler alemine sürükler ve duygusal hale getirir. Evde veya ofiste pembe renkli taşlar bulundurmak ortama sevgi, saygı, hoşgörü enerjisi yayar. Küskünlerin barışmasına, zorlukla yürüyen ilişkilerin uyumlu bir beraberliğe dönüşmesine yardım eder. Olumsuzlukları görmezden gelmeyi, sevgiye yoğunlaşmayı sağlar. Pembe, duygusallığın, hayatı ve insanları sevmenin, eşler ve arkadaşlar arasında uyum ve sevginin sembolüdür.

Sarı renkli taşlar genel anlamda akıl ve mantık gücünü geliştirir. Zihni uyarır, karar verme yeteneğini güçlendirir. Neşe ve canlılık verir, moral düzeltir. Sarı taşlar dalağı fonksiyonel hale getirirken dalakta kas sağlığını kontrol altında tutmaktadır. Depresyona, sinirliliğe, yalnızlık ve panik duygusuna, yorgunluğa karşı kullanılabilir. Ancak çocuklar için kışkırtıcı ve yıkıcı davranışlara yönlendirici etkisinin olduğu da varsayılmaktadır.

Ay taşının şifalı etkileri nelerdir?

  • Kadınlar için genel sağlık, 
  • Üreme organları sağlığı, 
  • Regl döngüsünün dengelenmesi, düzenli olması,
  • Doğum sürecinin kolaylaştırılması,
  • Doğum sancılarının hafifletilmesi, 
  • Kadınlarda varsa saldırgan dürtülerin ortadan kaldırılması, 
  • Emzirme döneminde süt artırımı, 
  • Östrojen ve androjen hormonu dengesi, 
  • Tokluk hissi, fazla yeme isteğinin azaltılması, 
  • Yıldız düşüklüğü, olumsuz enerjiden çabuk etkilenmenin azaltılması, 
  • Ayın evre döngülerinin olumsuz etkilerine karşı denge, 
  • Sindirim sistemi ve mide sağlığı, 
  • Mide asidi dengesi, 
  • Dalak ve karaciğer sağlığı, 
  • Pankreas sağlığı, 
  • Hipofiz bezinin fonksiyonelliği, 
  • Hormonal denge, 
  • Günlük ritmin (yeme, uyku, yatma, kalkma) yeniden kurulması, 
  • Hücrelerin yenilenmesi, 
  • Bağışıklık sisteminin güçlendirilmesi, 
  • Kabus görmekten korunma, 
  • Evliler arasında sevgi bağı, 
  • Yıldız düşüklüğü, nazar,
  • Göz sağlığı.

Ay taşının şifalı etkilerinden yararlanılan rahatsızlıklar nelerdir?

  • Kadın hastalıkları, 
  • Pms (adet öncesi sendromu), 
  • Kısırlık, 
  • Lenf sistemi hastalıkları, 
  • Hazımsızlık, 
  • Soğuk algınlığına bağlı kramplar ve sırt bacak ağrıları, 
  • Anksiyete, stres, 
  • Uyurgezerlik, 
  • Menopozun olumsuz etkileri, 
  • Karaciğer iltihabı, 
  • Aşırı terleme (hiperhidrol), 
  • Yumurtalık ve rahim hastalıkları, 
  • Obezite, 
  • Hipotiroidi, 
  • Böbrek hastalıkları, 
  • Cilt hastalıkları, 
  • Saç dökülmesi, 
  • Erken yaşlanma, 
  • Duygusal travma, 
  • Kas spazmları, 
  • Bradikardi (düşük nabız), 
  • Kalp hastalıkları, 
  • Lösemi.

Ay taşının burçlarla ilişkisi nasıldır?

Tüm burç insanları kullanabilir. Ancak Yengeç, İkizler, Terazi, Akrep ve Balık burcu insanları için daha yararlıdır.

Yengeç burcu: Yengeçler somut bir hastalıkları olmasa da kendilerini iyi hissetmezler. Yengeçler çoklukla karnı ile hisseden insanlardır. Haksızlıklar ve problemler önce karnında etkisini gösterir. Psiko- somatik rahatsızlıklara karşı da dayanıksızdırlar. Bunda ayın evrelerinin etkisi de önemli bir yer tutar. Ayın hilal halinde başka dolunay halinde başka iki evre arasında başka bir insan olabilirler. Ay taşı büyük ölçüde sakinleşmelerine, yatkın oldukları hastalıklardan korunmalarına ve ayın etkilerinden korunmalarına yardımcı olacaktır.

İkizler burcu: Temsil ettiği organlar nedeniyle ikizler insanının özellikle soğuktan ve baskıcı ortamlardan, memuriyetten, fikri temele dayanmayan tartışmalardan, stresten ve kirli havadan uzak durmaları, geceleri mutlaka uyumaları, hafif spor yapmaları ve düzenli beslenmeli gerekmektedir. Çok çabuk sinirlenir ve kendilerini yıpratırlar. Mantıklı düşünmeye ve davranmaya çalıştıkça duygularını da yitirebilirler. Ay taşı büyük ölçüde sakinleşmelerine yatkın oldukları hastalıklardan korunmalarına, uyku düzeni sağlamalarına, beyin loblarının dengeli çalışmasına yardımcı olacaktır.

Terazi burcu: Çok narin değildirler ancak en basit rahatsızlık halinde bile mızmızlanırlar ve doğruca yatağa girerler. Hastalıklarının en önemli ilacı dostlarının ziyareti, sevgi ile muamele edilmesi ve moralinin düzeltilmesidir. Ağır yemekler, tartışmalar, özellikle özel hayatının eleştirilmesi ve hareketsiz bir yaşantı hastalıklara davetiye çıkartır. Opal taşı büyük ölçüde bağışıklık sistemlerinin güçlenmesine bedenlerinin daha dirençli hale gelmesine ve yatkın oldukları hastalıklardan korunmalarına yardımcı olacaktır.

Akrep burcu: Bu dünyanın verebileceği her şeyi almak isterler. Bunun için de fiziksel ve manevi kaynaklarını acımasızca harcarlar. Olmayacak hedefler yüzünden sürekli huzursuz olması, insanların en basit olumsuzluğunu abartarak gerginleşmesi sinirlerinin yıpranmasına sebep olur. Bunun sonucu olarak baş ve karın ağrıları ile başı derttedir. Onları huzursuz eden bir diğer husus gizli ilimlere duydukları meraktır.  Bu yüzden büyülerle iç içe yaşarlar. Cinsel açlıkları da çoklukla bu organlarının hastalanmasına sebep olur. Vücudun ateş sisteminde de problem yaşayabilirler ancak yenilenme yeteneği sayesinde çabuk iyileşirler. Opal taşı büyük ölçüde normal bir hayat sürmelerine, tutkularının ve buna bağlı gerilimlerinin azalmasına ve yatkın oldukları hastalıklardan korunmalarına yardımcı olacaktır.

Balık burcu: Pek güçlü değildirler. Enerjilerinin çoğunu da hayal kurmak için harcarlar. Ruhsal durumu iyiyse kolay hastalanmaz. Kötü ruh halinde ise tüm direnci yok olur, depresyona girer. Konuşmak balıkların ruhsal durumunu düzeltmek için en kolay yoldur. Bu durumda onunla ilgilenen kişinin iyimser biri olması gerekir. Geceleri iyi uyumalı, temiz hava almalı, dikkatli beslenmelidir. Ayrıca hassas ayaklarını soğuktan korumaları tavsiye edilir. Opal taşı büyük ölçüde daha gerçekçi düşünmelerine ve davranmalarına, bağışıklık sistemlerinin ve fiziksel bedenlerinin güçlenmesine, daha iyimser olmalarına ve yatkın oldukları hastalıklardan korunmalarına yardımcı olacaktır.

Ay taşı vücudumuzdaki hangi çakralar üzerinde etkilidir?

Vücudumuzda çakralar olarak bilinen yedi temel enerji merkezi bulunur. Bu çakralar kuyruk sokumu kemiğinden başlamak üzere kök (temel), dalak, güneş sinir ağı (solar, pleksus), kalp, gırtlak (boyun, boğaz), alın (üçüncü göz, kaş), tepe (taç, bin katlı) adlarıyla anılmaktadır. Çakralar sistemi öğretisinde temel amaç, bedendeki enerji merkezlerini harekete geçirerek, sağlıklı çalışmasını sağlayarak hem bedensel hem ruhsal bütünlüğü sağlamak, evrensel ya da ilahi enerjiyle bağlantı kurarak üstün insan durumuna yükselmektir.

Her çakranın bir salgı beziyle, bir renkle, bir elementle, bazı doğal taşlarla bağlantılı olduğu varsayılmaktadır.

Ay taşı vücudumuzda bulunan Tepe (taç), Alın (üçüncü göz), Dalak çakralarıyla uyumludur. 

Dalak (sakral çakra) organları; üst pelvis bölgesi, dalak, karaciğer lobları, böbrekler, idrar kanalı üreter), alt atardamarlar, karın bölgesi ana atardamarı, toplardamarlar, leğen kuşağı kemikleri ve kalça kemikleri, kalın bağırsaklar, ince bağırsaklar, bacaklar, ikinci derecede pankreas.

Sakral çakra fiziksel bedenin bir bakıma ergenlik çağı ile ilgilidir. Öncelikle fiziksel güç ve canlılığı, yaşama sevincini, arzuları, zevkleri, hazları, şehveti temsil eder. Erkeklerde cinsel gücü kadınlarda cinselliği ve doğurganlığı düzenler. Beyin ve bağlantısı, zihinsel algılama, ilham, doğal yaratıcılık, saf dikkat ve estetik anlayışıdır.

Sakral çakra bölgesini sağlıklı tutmanın ve hastalanmışsa temizlemenin en önemli yolu bol su içmek, su ile içli dışlı olmak, yıkanmak ve yüzmektir. İkinci önemli husus sanatsal faaliyetlerde bulunmak, dünyalıkla ilgili olmayan konularda düşünme, şiir yazmak gibi edebi eser üretmektir. Üçüncü önemli etken düzenli bir evlilik hayatıdır. Sakral çakra bölgesinin olumlu çalışması için dengeli beslenmek, tuzlu suda ayakları bekletmek, ay taşı gibi taşları kullanmak önemlidir.

Sakral çakra bölgesini iyileştirme çalışmaları yaparken örneğin ay taşı kullanırken su ile temas sağlarken güçlü cinsel deneyimler oluşabilir, kedigiller grubunda yer alan hayvanların karakterine uygun davranışlar sergilenebilir, kıskançlık ve nefret gibi olumsuz duygu patlamaları yaşanabilir. Bunlar iyileşme belirtileridir, uygulama terk edilmemelidir.

Ay taşının vücudumuzda kullanılacağı yer neresidir?

Taş bir yüzükteyse, azami yararı, sağ elin yüzük parmağına takmakla sağlanabilir. Tiroid bezinin sağlıklı çalışması veya iyileşmesi için temel taşların gerdanlık şeklinde kullanılması uygundur.

Taşın sol elin içinde ovalanması, teşbih şeklinde kullanılması, hastalıklı veya ağrılı bölgeye sürülmesi de diğer yararlı kullanım şekilleridir.

Ancak taşın elbisemizin cebinde taşınması, odamızın bir köşesinde bulunması bile belirli bir oranda yarar sağlayacaktır. Zira elektromanyetik dalga suretiyle enerjisi çevreye yayılmakta veya çevredeki zararlı enerjiyi absorbe etmektedir.

Ay taşının korunması ve dinlendirilmesi nasıl olmalıdır?

Taşlar vücudumuzun enerji iletişiminde aynı zamanda süzgeç görevi gördüğünden süzgeçlerdeki tortuların temizlenmesine benzer şekilde temizlenmesi gerekir. Aksi halde olumsuz enerji tortuların süzgeci kapatması nedeniyle bu görevlerini yapamaz hale gelebilirler. Yine taş nedeniyle vücudumuzda meydana gelen düzenleme, dengeleme ve iyileştirme etkilerinin vücudumuz ve bağışıklık sistemine katılması için de taşın arada bir çıkarılmasında yarar vardır. Aksi halde vücudumuz taşa karşı bağışıklık sistemi oluşturup taşın yararını ortadan kaldırabilir. 

Ay taşının temizliği nasıl yapılmalıdır?

Su maddi kirleri temizlediği gibi enerji kirliliğini de ortadan kaldırır. Nasıl ki bedenimiz elektrikle yüklendiğinde toprağa dokunarak veya çıplak ayakla toprağa basarak bedenimizde biriken ve bizde asabiyet oluşturan fazla elektrikten kurtuluyorsak taşlar da toprakla temas ettiğinde biriktirdiği elektrikten kurtulur. Taşların toprağa gömülmesinin veya toprakla belirli süre temas ettirilmesinin diğer önemli sebebi de taşların bünyesinde bulunan minerallerin toprakta bulunmasıdır. Taşlar toprak ile temasları sırasında enerji akışı sırasında eksikliklerini giderecektir. Toprağın kuru olmasında yarar vardır. Doğal olarak taşların hava ve ateş unsuruyla da teması gereklidir. Zira yeryüzündeki tüm maddeler dört unsurdan oluşur ve hayatiyetini devam ettirebilmek için bu dört unsura ihtiyacı vardır. 

Bu nedenle haftada bir kez bir bardak suya konulan taşların güneş ışınlarının ulaşabildiği bir konumda 2-3 saat kadar bekletilmesi yararlı olacaktır. Güneşin doğrudan temas etmesi gerekmez aydınlığını ulaşması yeterlidir. Taşlar doğal sıcaklığındaki su ile veya ılık su ile yıkanmalıdır. Aynen insanlar gibi sıcak suyla yıkanmamalı veya sıcak suda bekletilmemelidir. Taşların yapısı bozulabilir. Burada önemli bir husus da taşlarla birleşik durumdaki gümüş veya altının kuyumculukta kullanılan ilaçla temizlenmesi olayıdır. Bu ilaçlar kimyasaldır ve taşın yapısına zarar verir.

Taşların birbirlerini temizlemeleri de mümkündür. Zira taşların birbirlerine dokunması aralarında aynı elementler bakımından alışverişe sebep olur. Örneğin Ametist, Sitrin, Kuvars gibi kristal cevherlerin üzerine bırakılan taşlar eksilen minerallerini tamamlayabilirler. Yine örneğin Kiyanit taşı kendi kendisini ve çevresindeki taşları temizleyen bir taştır. Ancak yine de taşların hepsi yıkanarak temizlenmelidir. 

Ay taşı ile ilgili uyarılar

Anoraksiya Nevroza hastalarının kullanmaması önerilir.

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Bu ürünü sepete eklediniz: